Çocukların okul çağına gelmesiyle birlikte, gelişimsel süreçlerinde dikkat ve odaklanma sorunları daha belirgin hale gelebiliyor. Bu durum, çoğu zaman ebeveynler ve öğretmenler tarafından “yaramazlık” veya “ilgisizlik” olarak yanlış yorumlanabilirken, aslında profesyonel bir yaklaşım gerektiren önemli bir sağlık meselesinin habercisi olabilir. Uzmanlar, özellikle okul ortamının getirdiği akademik beklentiler ve yapılandırılmış düzenin, daha önce fark edilmeyen dikkat eksikliği belirtilerini ortaya çıkardığına dikkat çekiyor.
Uzman Klinik Psikolog Aslıhan Akbulut, okul çağında ortaya çıkan dikkat sorunlarının sadece akademik başarısızlıkla sınırlı kalmayıp, çocuğun sosyal ve duygusal gelişimini de olumsuz etkileyebileceğini vurguluyor. Akbulut’a göre, bu dönemde çocuklar üzerindeki beklentilerin artması ve dikkat gerektiren görevlerin çoğalması, belirtilerin gözden kaçırılmasını engelliyor ve erken müdahale şansını artırıyor.
Dikkat Sorunları Neden Okul Çağında Daha Belirginleşiyor?
Anaokulu veya ev ortamında daha esnek bir yapı içinde olan çocuklar için dikkat eksikliği belirtileri çoğu zaman tolere edilebilir veya fark edilmeyebilir. Ancak ilkokul ile birlikte:
- Derslerde uzun süre oturma ve öğretmeni dinleme gerekliliği
- Okuma, yazma, problem çözme gibi sürekli zihinsel çaba isteyen görevler
- Sınıf kurallarına uyma ve yönergeleri takip etme ihtiyacı
- Sınavlar ve ödevlerle gelen performans beklentisi
gibi faktörler, çocuğun dikkatini sürdürme, yönergeleri anlama ve organize olma becerilerindeki zorlukları gün yüzüne çıkarır. Bu durum, çocuğun okul başarısını ve arkadaş ilişkilerini doğrudan etkileyebilir.
Belirtiler Nelerdir? Dikkat Sorunu Olan Çocuklar Nasıl Davranır?
Uzman Klinik Psikolog Aslıhan Akbulut, dikkat eksikliği yaşayan çocuklarda gözlemlenebilecek tipik davranışları şöyle sıralıyor:
- Derslerde, ödevlerde veya oyunlarda dikkatini sürdürmekte zorlanma.
- Dış uyaranlardan (sesler, hareketler) kolayca etkilenip dikkatinin dağılması.
- Konuşulduğunda dinlemiyor gibi görünme, verilen yönergeleri takip etmede güçlük çekme.
- Görevleri veya etkinlikleri organize etmekte zorlanma.
- Sürekli mental çaba gerektiren işlerden (okul ödevleri gibi) kaçınma veya sevmemesi.
- Kalem, defter, kitap, oyuncak gibi eşyalarını sık sık kaybetme.
- Günlük işlerinde ve görevlerinde unutkanlık yaşama.
- Dikkatsizce hatalar yapma, detayları gözden kaçırma.
Bu belirtilerin sürekli ve birden fazla ortamda (hem okulda hem evde) görülmesi durumunda profesyonel destek arayışına girilmesi önemlidir.
Peki Ya Dikkat Eksikliği Değilse? Ayırıcı Tanı Neden Önemli?
Akbulut, her dikkat problemi yaşayan çocuğun Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanısı almadığını belirtiyor. Benzer belirtilere yol açabilecek diğer durumların da göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade ediyor:
- Duyusal Sorunlar: İşitme veya görme problemleri.
- Öğrenme Güçlükleri: Disleksi gibi özgül öğrenme güçlükleri.
- Duygusal Sorunlar: Kaygı, depresyon, travma gibi psikolojik durumlar.
- Çevresel Faktörler: Aile içi sorunlar, okulda akran zorbalığı, öğretmenle uyumsuzluk gibi etkenler.
Bu nedenle, doğru tanıya ulaşmak için kapsamlı bir değerlendirme şarttır.
Tanı ve Tedavi Süreci Nasıl İşler?
Dikkat eksikliği ve olası DEHB tanısı, çocuk ve ergen psikiyatristi liderliğinde, bir multidisipliner ekip tarafından konulur. Bu ekipte psikologlar, okul rehberlik servisleri ve öğretmenler de yer alır. Süreç genellikle şu adımları içerir:
- Detaylı Öykü Alımı: Çocuğun gelişimsel geçmişi, aile öyküsü ve davranışsal gözlemler hakkında bilgi toplanır.
- Klinik Görüşmeler: Çocuk, ebeveyn ve öğretmenlerle ayrı ayrı görüşmeler yapılır.
- Psikolojik Testler: Dikkat ve yürütücü işlevleri değerlendirmeye yönelik standardize testler uygulanır.
- Gözlemler: Çocuğun farklı ortamlardaki (okul, ev) davranışları gözlemlenir.
Tanı konulduktan sonra tedavi planı çocuğun ihtiyaçlarına göre şekillendirilir. Tedavi, genellikle ilaç tedavisi (gerektiğinde psikiyatrist kararıyla), psikoterapi (bilişsel davranışçı terapi, sosyal beceri eğitimi), ebeveyn danışmanlığı, okulda akademik destek ve çevresel düzenlemeleri içerebilir.
Ebeveynlere Düşen Görevler Nelerdir?
Uzman Klinik Psikolog Aslıhan Akbulut, dikkat sorunu yaşayan çocukları olan ebeveynlere şu tavsiyelerde bulunuyor:
- Gözlemci Olun, Etiketlemeyin: Çocuğunuzun davranışlarını dikkatle izleyin, ancak “yaramaz”, “tembel” gibi etiketlerden kaçının.
- Profesyonel Yardım Alın: Şüpheleriniz varsa bir çocuk ve ergen psikiyatristine veya klinik psikoloğa başvurun. Erken teşhis ve müdahale, çocuğun geleceği için kritik önem taşır.
- Sabırlı ve Destekleyici Olun: Tedavi süreci zaman alabilir. Çocuğunuza karşı sabırlı, anlayışlı ve destekleyici bir tutum sergileyin.
- Rutin ve Yapı Oluşturun: Evde düzenli bir rutin oluşturun. Görevleri basitleştirin, kısa ve net yönergeler verin.
- Pozitif Pekiştireç Kullanın: Başarılarını ve çabalarını takdir edin, olumlu davranışlarını pekiştirin.
- Okul ile İş Birliği Yapın: Çocuğunuzun öğretmenleriyle sürekli iletişimde kalın ve okul-ev arasındaki tutarlılığı sağlayın.